Adil Sokak Logo
    • Gelişmiş Arama
  • Konuk
    • Giriş
    • Kayıt
    • Gece Modu
Reklam
Adem Tuğcu Cover Image
User Image
Kapağı yeniden konumlandırmak için sürükleyin
Adem Tuğcu Profile Picture
Adem Tuğcu

@Ademtugcu

  • Zaman Tüneli
  • Gruplar
  • Sayfalar
  • Arkadaşlar
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Reels
Adem Tuğcu profile picture Adem Tuğcu profile picture
Adem Tuğcu
3 h

MÜSLÜMANLAR DİNİ DUAYA İNDİRGEDİ, SORUMLULUĞU TERK ETTİ

Müslümanlar zamanla dini büyük ölçüde duaya indirgedi. Yapmaları gerekenleri yapmadan, değiştirmeleri gerekenleri değiştirmeden, karşı çıkmaları gereken zulümlere karşı sorumluluk üstlenmeden her şeyi Allah'tan beklemeye başladılar. İslam ümmeti tam da bu noktada büyük kayıplar verdi ve vermeye devam ediyor. Çünkü dua, insanın üzerine düşen sorumluluğu terk etmesinin değil, o sorumluluğu yerine getirirken Allah'tan yardım istemesinin ifadesidir. Ne var ki bizler duayı mücadelenin bir parçası olmaktan çıkarıp mücadelenin yerine koyduk.

Bugün Müslüman halkların üzerinden zulüm eksik olmuyorsa, İslam coğrafyasında acılar nesilden nesile aktarılıyorsa, mazlumların feryatları karşısında Müslüman toplumlar çaresiz kalıyorsa dinin temel mesajını anlamakta ciddi bir yanılgı yaşadığımızı sorgulamak zorundayız. Çünkü İslam, yalnızca Allah'a yakaran insanların değil, Allah'ın emirleri doğrultusunda sorumluluk üstlenen, adaleti ayakta tutan, haksızlığa karşı duran ve yeryüzünde iyiliğin hâkim olması için çalışan insanların dinidir.

Allah, Kur'an'da şöyle buyurmaktadır:

“Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onları cezalandırsın, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin ve müminler topluluğunun gönüllerine ferahlık versin.” (Tevbe Suresi, 9/14)

Bu ayet, belirli bir savaş ve antlaşma ihlali bağlamında indirilmiştir. Ancak ortaya koyduğu önemli bir hakikat vardır: Allah'ın yardımı, insanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Allah, kullarını iradesiz, edilgen ve olayları uzaktan seyreden varlıklar olarak tanımlamaz. Onlara sorumluluk yükler, adaleti emreder ve gerektiğinde meşru sınırlar içerisinde harekete geçmelerini ister. Ayetin savaşla ilgili hükmü ise bağlamından koparılarak bireysel şiddete veya sınırsız cezalandırmaya gerekçe yapılamaz.

Bizler ise çoğu zaman zulmün sona ermesi için dua ederken zulmü ayakta tutan siyasi, ekonomik ve toplumsal ilişkileri sorgulamaktan uzak durduk. Mazlumların kurtuluşunu istedik fakat onları yalnız bırakan düzenin değişmesi için yeterince sorumluluk üstlenmedik. Adalet istedik fakat adaleti savunmanın gerektirdiği bedellerden kaçındık. Böylece dua, bizi harekete geçiren bir bilinç olmaktan çıkarak vicdanımızı rahatlatan bir alışkanlığa dönüştü.
Oysa Kur'an, insanın durumunu değiştirmesini kendi iradesi ve sorumluluğuyla ilişkilendirir:

“Şüphesiz Allah, bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe onların durumunu değiştirmez.” (Ra'd Suresi, 13/11)

Bu ilahi uyarı karşısında kendimize şu soruyu sormalıyız: Bizler değişmek için ne yaptık? Hangi yanlışlarımızdan vazgeçtik? Hangi haksızlığın karşısında durduk? Hangi mazlumun hakkını korumak için gerçek bir sorumluluk üstlendik?

Dua ederek kurtarmaya çalıştığımız insanları, yalnızca dualarımızla kurtaramadığımızda meseleyi kader olarak yorumlamak kolayımıza geldi. Böylece olayların içerisinde sorumluluk sahibi bir ümmet olmak yerine, acıları izleyen, duygulanan, üzülen fakat çoğu zaman sonuç değiştiremeyen romantik bir topluluğa dönüştük.

İslam, Müslümanlardan yalnızca zulme üzülmelerini değil, zulmü ortadan kaldırmak için adaletli, bilinçli ve meşru bir mücadele yürütmelerini ister. Bu mücadele ilimle, ahlakla, dayanışmayla, ekonomik sorumlulukla, siyasi bilinçle ve hakkı savunmakla hayat bulur. Dua bütün bunların yerine geçmez; bütün bunlara yön ve anlam kazandırır.

Artık şu gerçeği kabul etmeliyiz: Müslümanların yaşadığı büyük kayıpları yalnızca düşmanlarının gücüyle açıklayamayız. Kendi sorumluluklarımızı terk edişimizi, parçalanmışlığımızı, adaletten uzaklaşmamızı ve dini hayatın dışına itişimizi de sorgulamak zorundayız.

Allah'a dua etmek kulluktur. Fakat Allah'ın yüklediği sorumluluklardan kaçıp her şeyi O'ndan beklemek, kulluğun gereğini yerine getirmek değildir.

Mesele duanın azlığı değil, duayla birlikte bulunması gereken bilincin, iradenin ve sorumluluğun eksikliğidir.

Bizler Allah'tan zulmü kaldırmasını isterken, Allah'ın bize yüklediği zulme karşı durma sorumluluğunu ne kadar yerine getiriyoruz?

İslam Başaran

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Adem Tuğcu profile picture Adem Tuğcu profile picture
Adem Tuğcu
6 h

NATO ile Mekke yanyana gelemez!

Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın, “Mekke Antlaşması, NATO’nun tamamlayıcısıdır.” açıklamasını son derece tehlikeli ve endişe verici buluyoruz.

NATO’yu tamamlayan bir antlaşma, bu bölgede barışı değil; İsrail’in güvenliğini tahkim eder.

İsrail’in saldırganlığına karşı sessiz kalan, Gazze’de yaşananlara karşı caydırıcı hiçbir irade ortaya koymayan NATO’yu merkeze alan bir güvenlik mimarisi, bölgemize huzur getiremez.

Bölgesel ittifakları Atlantik paktının uzantısı olarak gören bir anlayışla ne Gazze korunabilir ne de adil bir dünya kurulabilir.

Şahsiyetli bir dış politika, NATO'nun gölgesine sığınarak değil, kendi medeniyet değerlerimize dayanarak yapılır!

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Adem Tuğcu profile picture Adem Tuğcu profile picture
Adem Tuğcu
32 h

TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNDEKİ ADAM MURAT KIRÇI YAZDI
Umudu Yeniden Yeşerten Bir Dava: Milli Görüş Siyaset Akademisi’nden Gördüklerim

Bugün, yüreğimde tarifsiz bir umut, zihnimde ise büyük bir heyecanla kaleme sarılıyorum.

Saadet Partisi Genel Merkezi’nde düzenlenen Milli Görüş Siyaset Akademisi programına katılma imkânı bulduk. Üç doktor, sekiz doçent doktor ve iki profesör doktor hocamızın iştirak ettiği bu kıymetli akademide, her biri kendi alanında derin bilgiye ve tecrübeye sahip hocalarımızın sunumlarını dinledik. Şahit olduğumuz tablo, sadece bir eğitim programı değil; adeta geleceğin Türkiye’sine ve insanlığa dair büyük bir medeniyet tasavvuruydu.

Burada ele alınan meseleler, yalnızca günü kurtarmaya dönük yüzeysel tartışmalar değildi. Bireyden aileye, aileden köye, kasabaya, şehre; oradan ülkemizin tamamına, komşu coğrafyalara ve nihayet bütün dünya insanlığına kadar uzanan sorun alanları büyük bir titizlikle tespit edilmişti.

Daha da önemlisi, sorunları konuşup bırakmak yerine; her biri üzerinde özveriyle çalışılmış, birden fazla çözüm yolunu içeren kapsamlı programlar hazırlanmıştı.

Aile kurumunun karşı karşıya olduğu ahlaki aşınmadan ekonomik darboğaza…

Ülkemizin teknolojik kalkınmasından savunma sistemlerine…

Bölgesel krizlerden savaşlara…

Dünyayı kuşatan zulüm düzenine, siyonizmin ve ABD merkezli baskı politikalarının doğurduğu insanlık dramlarına kadar her mesele için somut, uygulanabilir ve gerçekçi çözümler ortaya konulmuştu.

Orada bir kez daha gördüm ki, bize yıllardır çözümsüz gibi gösterilen sorunlar aslında çözümsüz değildir.

Dağ gibi büyütülen meseleler, ehil kadroların, inançlı insanların ve millet sevdalılarının elinde kısa sürede çözüme kavuşabilecek niteliktedir.

Ruhun şad olsun Erbakan Hocam emanetin emin kadrolarda

Milli Görüş’ün yetiştirdiği kadrolar, meseleleri sadece teşhis eden değil; aynı zamanda çözüm üreten, proje geliştiren, milletin derdiyle dertlenen kadrolardır.

Bir fert olarak, bu ülkenin bir evladı olarak, bu davanın bir neferi olarak orada derinden duygulandım.

Ümitlendim.

Geleceğe dair inancım daha da güçlendi.

Çünkü gördüm ki bu millet sahipsiz değildir.

Bu coğrafya kaderine terk edilmiş değildir.

Yeter ki imkân verilsin…

Yeter ki liyakatli, ahlaklı ve millet sevdalısı kadrolar iş başına gelsin…

Türkiye’nin de bölgemizin de insanlığın da önündeki nice mesele çok hızlı bir şekilde çözüme kavuşacaktır.

Bu vesileyle, böylesine ufuk açıcı bir akademiyi düzenleyen Saadet Partisi’ne, kıymetli hocalarımıza ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum.

İnanıyorum ki bu dava, yalnızca bir siyasi hareket değil; adaletin, ahlakın, kalkınmanın ve insanlığın huzurunun yeniden inşasının adıdır.

Ve inanıyorum ki güzel günler, çok yakındır.
Murat Kırçı Mahmut Arıkan

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Adem Tuğcu profile picture Adem Tuğcu profile picture
Adem Tuğcu
32 h

Bazılarının dava dava dediği şey.
Bu nasıl dava ki İsrail, Filistin, Gazze soykırımında hâlâ İsrail'in menfeatine olan herşey devam ediyor
Bu nasıl dava ki İran savaşında, savaşı başlatan İran olmamasına rağmen resmen İran'dan yana olup her türlü destek, başta İncirlik kürecik olmak üzere faaliyetine devam ediyor
Bu nasıl dava ki doğu Türkistan hâlâ zulüm altında, toplanan yardımlar bile çin in eline teslim ediliyor.
Bu nasıl dava ki komşularla sıfır sorun deyip , komşu kalmadı.
Bu nasıl dava ki Türkiye ekonomisi savaş yokken savaşan ülkelerin ve cebi olmayan kabillerin ekonomisinden daha kötü
Milleti vatandaşı ekonomik ve ahlaki çöküş halinde, ümitsizlik içinde.
Sahi dava neydi.

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Adem Tuğcu profile picture Adem Tuğcu profile picture
Adem Tuğcu
33 h

İki milyar müslümanız da,ÜMMET değiliz..Üç ayrı günde( perşembe,cuma,c.tesi) Bayram'a başlıyoruz..Bay ramda bile ihtilaftayız.Bu zilleti bu nedenle,yaşıyor değil miyiz? Param parça ve çekişmede,savaştayız..ÜMMET olmak zorundayız.Ümmet olmak; kıblesi,bayramları ,sevinç ve kederleri ,dost ve düşmanları aynı olan; bilinçli tek can,tek beden gibi uyumlu bir bütün olabilmektir,bir baş yönetiminde..Yüz yıldır başsız değil miyiz?Parçalarımızı yeniden toplayacak,birleştirecek" tevhid" ruhuna,bilincine rehberine muhtaç değil miyiz?

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
 Daha fazla gönderi yükle
    Bilgi
    • Erkek
    • Gönderiler 259
  • 05-01-75
  • İş yeri: Eti maden
  • Okul: Emet imam hatip lisesi
  • Ülke: Türkiye
  • Konum: Hamam Mahallesi Kıbrıs Caddesi No 22
Hakkında

Milli görüş eri

    Albümler 
    (0)
    Arkadaşlar 
    (46)
    Sayfalar 
    (8)
    Gruplar 
    (3)

© 2026 Adil Sokak

Dil

  • Hakkında
  • Haberler
  • Bize Ulaşın
  • Daha Fazlası
    • Gizlilik Politikası
    • Kullanım Şartları
    • Çocuk Güvenliği Standartları
    • Beyaz Kalpler
    • Tatil Takas

Arkadaşlıktan Çıkar

Arkadaşlıktan çıkmak istediğinden emin misin?

Kullanıcıyı rapor et!

Önemli!

Bu üyeyi ailenden kaldırmak istediğinizden emin misiniz?

Dürttün Ademtugcu

Yeni üye, aileniz listesine başarıyla eklendi!

Fotoğrafı kırp

avatar

© 2026 Adil Sokak

  • Adil Sokak
  • Hakkında
  • Bize Ulaşın
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Haberler
  • Daha Fazlası
    • Çocuk Güvenliği Standartları
    • Beyaz Kalpler
    • Tatil Takas
  • Dil

© 2026 Adil Sokak

  • Adil Sokak
  • Hakkında
  • Bize Ulaşın
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Haberler
  • Daha Fazlası
    • Çocuk Güvenliği Standartları
    • Beyaz Kalpler
    • Tatil Takas
  • Dil

Yorum başarıyla bildirildi.

Gönderi, zaman tünelinize başarıyla eklendi!

5000 arkadaş sınırınıza ulaştınız!

Dosya boyutu hatası: Dosya, izin verilen sınırı (92 MB) aşıyor ve yüklenemiyor.

Videonuz işleniyor, görüntülenmeye hazır olduğunda size haber vereceğiz.

Dosya yüklenemiyor: Bu dosya türü desteklenmiyor.

Yüklediğiniz resimde bazı yetişkinlere uygun içerik tespit ettik, bu nedenle yükleme işleminizi reddettik.

Bir grupta paylaş

Bir sayfada paylaş

Kullanıcıya paylaş

Gönderiniz gönderildi, içeriğinizi yakında inceleyeceğiz.

Resim, video ve ses dosyası yüklemek için hesabınızı Pro pakete yükseltmelisiniz. Pro'ya Yükselt

Teklifi Düzenle

0%

Kademe Ekle








Bir resim seçin
Kademeni Sil
Bu kademeyi silmek istediğinizden emin misiniz?

Değerlendirmeler

İçeriğinizi ve gönderilerinizi satmak için birkaç paket oluşturarak başlayın. Para kazanma

Cüzdanla Öde

Paket Ekle

Adresini Sil

Bu adresi silmek istediğinizden emin misiniz?

Para kazanma paketinizi kaldırın

Bu paketi silmek istediğinizden emin misiniz?

Abonelikten çık

Bu kullanıcının aboneliğinden çıkmak istediğinizden emin misiniz? Para kazandıran içeriklerin hiçbirini görüntüleyemeyeceğinizi unutmayın.

Ödeme Uyarısı

Satın alma işlemi gerçekleştiriyorsunuz, devam etmek istiyor musunuz?
İade Talebi

Dil

  • English
  • Turkish