OKUMADAN GEÇMEYİN LÜTFEN!
Otokrasilerin yazgısıdır “zalim, zulüm ve mazlum” ortak paydadır. Farkı yoktur, postalla veya sandıkla gelenlerin.
Hamaset ve belagatle taçlanmış “demokrasi, hak, hukuk, din ve değerlerle” ambalajlı gelirler genelde. Ama geliş şekline değil davranış biçimlerine bakın hemen tüm muktedirlerinin ajandalarında sırıtan tek şey yasak, biat, itaat ve teslimiyettir.
Fotoğrafta 12 Eylül postallı garnizon gücün “postal yalayıcılığındaki” zirve… Faturası malum. Öğütülen bir bütünün parçalar 3 kuşak. Bu 3 kuşak ülkenin en dinamik potansiyeli.
Bir taraf ‘değmesin mabedimin eline namahrem eli’ derken. Diğer taraf ‘ille de emek, aş, ekmek, eşiklik’ diyordu. Ne var ki her iki taraf ta sözcük boyutunda debelenerek enerjilerini “mensubu olduğu, toplum ve milleti için aktif değere dönüştürmek” yerine bir birlerini;
* Küreselin zulmünden…
* Yerelin gafletinden…
* Yönetenin ihanetinden...
* Sürünün zilletinden…
Öğütmeye transfer edilip, her iki kesim de mecburiyetleriyle sınanarak budandılar… İstikbalin yegane yıldızları birer ikişer üçer söndürülmüştü. Oyunun kahpeliği anlaşılır gibi değildi. Bir ülkenin ikbali ve istikbalindeki 3 kuşak, süreçte sistematik bir şekilde kırıma ve kıyıma işte böyle uğratılmıştı.
Bu milletin fakir- fukara çocuklarının ipi işte böyle çekildi, kafa kafaya verilerek birbirine yedirildi.
Peki, ne zaman fark edilecek "Derenin taşları ile derenin kuşlarının kurban edildiği oyunu ve hala canlı- kanlı tezgahlar?" #akıl ve #vicdan üzerinden hınç edilmesi gerekenler ne olacak, nasıl faş edilecek yaşayan hainler?
Evet, yetmedi evet, evet oyun bitmedi. Bütünün parçaları ve ülkenin en dinamik potansiyeli olarak öğütülen bu 3 kuşağın uzantıları an ve gün itibari ile #felçli. Süreçten günümüze “sağ- sol, ülkücü- komünist, ümmet- millet, kızıl- yeşil, inanan- inanmayan” derken;
* Allah ile yoksulun arasını açtılar.
* Yoksulluk diyenler Allah demez oldu.
* Allah diyenler ise “Yoksul, emek, ekmek, ezilen” demedi.
Bu menfur macerayı fark edenler budandı ha budandı…
Arkası yarının motto’su #arapbaharı ve #bop ile yeni bir belgeseli ile bu kez İslam coğrafyasında start aldı (!) tablo malum küresel zebanilerin yeni isteği buydu.
Hala gerilim inatla devam ediyor.
* Bir taraf “Sen bunu demeye onu yapmaya mezun değilsin din bizim devlet bizim…"
* Diğer taraf “O senin işin değil. / Laiklik ve cumhuriyet bizim siz kimsiniz vs." Toplumun bir araya gelmesinden rahatsız olan bir tasarruf! Aslından o tasarrufta irade dün kime ait ise bu gün de onlara ait!
Terkip'in ve tertip'in kurumsal figüranları malum dün #silahlılar, bu gün ise #külahlılar… Suflörün ne kadar kabiliyetli olduğunun göstergesi bu.
Bu aslında oyunun ipucu'dur. Değişmeyen dışarıdaki #küreseller… Değişen içerideki imtiyaz kullanan #yereller… Ne yazık ki oyun devam ediyor.
Görünen o ki bu kesintisiz olumsuzlukların / hoyrat ve menfur maceranın giderilmesine siyasi iradeler yetmediği gibi hala tahrikte unsur. İşte bunların üstünde bir irade ile TOPLUMSAL İDRAKİN ARZU EDİLEN NOKTAYA GELMESİ gerek! Nasıl mı? BU TOPLUM ISTIRAP ÇEKECEK çünkü bu toplum her şeyi bedava buldu.
&
Aklın diktatörlüğünde #kralların tayin ettiği #kurallar ve #durumların son bulmasına ve top yekûn bir vicdani irkilme ile yeniden yapılanmaya vesile olsun.

image